Elektrikli araba mı benzinli araba mı karar verirken performanstan menzile, sürüş konforundan çevresel etkilere pek çok önemli faktör devreye giriyor. Bu kararın dayanak noktası ise elbette elektrik ve benzinli araba modelleri arasındaki önemli temel farklar oluyor.
Günümüzde pek çok hız ve konfor tutkunu için “Elektrikli araç mı benzinli araç mı?” sorusu gitgide daha fazla öne çıkıyor. Gelişmiş batarya teknolojileri ve uzun ömürlü şarj imkanlarıyla kullanımı gün geçtikçe artan elektrikli araçlar (Electric Vehicles - EV), benzinli araçların tahtını ciddi anlamda sarsıyor. Peki, elektrikli araba ile benzinli araba arasındaki fark hangi noktalarda belirleyici oluyor dersiniz? Motor çalışma prensiplerinden bakım maliyetlerine, bu iki araç türünün detaylı karşılaştırmalarına bu rehber aracılığıyla göz atabilirsiniz!
Bu 100 yılı aşkın süreçte, endüstri ve ulaşımda petrol kullanımı sonucu atmosfer ile yeryüzü büyük bir hızla kirlenirken; teknoloji alanında katedilen gelişim ise şaşırtıcı bir boyuta ulaştı. Ve 2008 yılına gelindiğinde dünya, Elon Musk’ın şirketi Tesla aracılığıyla ilk yeni nesil EV ile tanıştı. Artık batarya teknolojileri gelişmiş, araç şarjları çok daha uzun ömürlü olmuştu. Ancak herkesin aklında şu soru vardı ve hala da var: EV’lerin performansı, fosil yakıtlı araçlara göre nasıl? Bunun için öncelikle, içten yanmalı motor ve elektrik motorunun çalışma prensiplerini karşılaştırmak gerek.
| İçten Yanmalı Motor | Elektrikli Motor | |
| Parçalar |
|
|
|
Çalışma Şekli |
Gaz pedalı valfi açıyor. Püskürtülen yakıt ateşleniyor. Silindirler ve piston çalışıyor. Pistonun doğrusal hareketi, krank mili üzerinden dönme hareketine dönüşüyor. Bu sayede ısı önce elektrik, sonra hareket enerjisine çevrilmiş oluyor. |
Doğrusal hareketi dairesel harekete dönüştürme ihtiyacı yok. Elektrik enerjisi motor aracılığıyla doğrudan mekanik enerjiye çevriliyor. Elektrik motoru aynı zamanda jeneratör olarak işlev gördüğünden mekanik enerjiyi de elektrik enerjisine dönüştürebiliyor. |
|
Enerji Dönüşümü |
Yakıt dolaylı olarak hareket enerjisine çevrildiğinden enerji dönüşümü yüzde 30 civarında, verimlilik ise düşük oluyor. |
Elektrik enerjisi doğrudan hareket enerjisine çevrildiğinden enerji dönüşümü yaklaşık yüzde 95, verimlilik ise yüksek oluyor. |
|
Dönme Momenti/Tork |
Sürekli değil. Motor, krank mili 800-850 d/d boşta bekleme hızına ulaştığında hareket ediyor. Vites geçişlerindeki moment boşluğunu minimuma indirmek için volan devreye giriyor. |
Pedala basıldığı anda motor tam dönme gücüne ulaşıyor. Tüm devirlerde anlık moment sağlanabiliyor. |
|
Gürültü ve Titreşim |
Yüksek moment dalgalanmalarından dolayı gürültülü çalışıyor ve şiddetli titreşim yayıyor. |
Moment dalgalanması minimum seviyede olduğu için yüzde 100 sessiz ve titreşimsiz çalışıyor. |
|
Vites Gereksinimi |
Maksimum moment için yüksek devirlere ulaşmak gerekiyor. Maksimum momente ulaşıldığında ise hız, süratle düşmeye başlıyor. Bunun için farklı düzeylerde vitese ihtiyaç duyuluyor. |
Herhangi bir devirde moment elde edilebildiği için vitese gerek de olmuyor. Sıfırdan maksimum hıza tek vitesle ulaşılabiliyor. |
|
Performans Korunumu için Bakım |
Farklı işlevlere sahip yüzlerce parçadan oluştuğu için yüksek maliyetler söz konusu oluyor. |
Büyük ölçüde kompakt bir yapısı bulunduğu için 10’dan daha az parçadan oluşuyor. Dolayısıyla bakımı daha az maliyetli oluyor. |
|
Performans Değişkenleri |
Aracın yaşı, kilometre değeri, kullanıldığı koşullar, motor hacmi ve motor türüne göre çeşitlenen 100’lerce parçası doğrultusunda kompleks bir şekilde değişkenlik gösteriyor. |
Enerji yoğunluğuna, nominal voltaj değerine, çalıştığı ortamın ısısına, özgül enerjisine, şarj oranına ve toplam şarj edilme (kullanım) süresine göre değişkenlik gösteriyor. |
Tabloya detaylı olarak bakıldığında elektrikli araçlar, alışılmışın tamamen dışında bir çalışma prensibine sahip olduğu için sürücülerine oldukça farklı bir deneyim sunuyor. Elektrik motorunun sahip olduğu özelliklerden dolayı EV’ler, en düşük hızda dahi yüksek tork üretebiliyor. Bu sayede gaz pedalına basıldığı anda hem sarsılmadan hem de seri bir şekilde harekete geçebiliyor. Bunun yanı sıra sessiz sürüş sağlamasıyla da konforu maksimum seviyeye ulaştırıyor.
Tabii ki bu iki araç türü arasındaki karşılaştırma “Elektrikli mi benzinli motor mu?” sorusunun çok ötesine gidiyor. Elektrikli araç teknolojileri, sürdürülebilir çalışma sistemleri sayesinde birçok heyecan verici farklılık sunuyor.
Petrol yakıtlı araçlar, enerji kaynağı olarak benzin, dizel ve LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı) gibi fosil yakıtları kullanıyor. Bunun aksine elektrikli araçlar ise enerjisini şarj edilebilir bataryalardan alıyor. Elektrikli araç batarya teknolojisinde elektrik enerjisini hareket enerjisine dönüştüren elektrikli motorlar bulunuyor.
Çevresel duyarlılık ise elektrikli araba ile benzinli araba arasındaki fark deyince öne çıkan diğer kritik noktayı oluşturuyor. Egzoz, debriyaj ya da şanzıman gibi parçaları bulunmayan EV’ler, sıfır egzoz emisyonuyla çalışıyor. Zararlı gaz salınımı yapmayan çevre dostu elektrikli araç modelleri, özellikle karbon ayak izini azaltmak için pek çok şirket tarafından sıkça tercih ediliyor.
Elektrikli otomobiller ayrıca benzinli araçlara oranla düşük yakıt maliyetleriyle öne çıkıyor. EV şarj ücreti, benzin ve mazot tutarıyla karşılaştırıldığında kullanıcılara ciddi bir tasarruf sağlıyor.
Elektrikli araba mı benzinli araba mı karar verirken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise sürüş deneyimi. Elektrikli araçlar sessiz sürüş, seri hız değişimi ve hızlı tepki verme gibi konforlu özellikleri sayesinde pek çok sürücünün ilk tercihi oluyor.
Elektrikli araç modelleri, içten yanmalı motorlu araçlara göre çok daha az hareketli parçaya sahip. Bozulma veya hasar görme ihtimali olan daha az parçaya sahip EV’lerde doğal olarak bakım masrafı da düşüyor. Kullanıcıları yedek parça maliyetlerinden büyük oranda kurtaran elektrikli otomobillerin bataryası da diğer karmaşık motor sistemlerine oranla cazip bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor.
Neredeyse sessiz çalışan elektrikli araçlar, şehir içinde gürültü kirliliğinin önüne geçiyor. Özellikle hızlanırken yoğun ve rahatsız edici gürültü çıkaran benzinli araçların aksine EV’ler, titreşim ve ses üretimini minimize eden çalışma sistemleri sayesinde sakin ve konforlu bir sürüş deneyimi vadediyor.
Elektrikli araba mı benzinli araba mı noktasında aracın performansı da belirleyici rol oynuyor. En düşük hızda bile yüksek tork üretebilen elektrikli araçlar, hızlı ivmelenme özelliğiyle yüksek performans sunuyor.
EV’lerin menzili geleneksel benzinli araçlara göre daha düşük olsa da son yıllarda bu sorun gitgide azalıyor. Bu araç türleri, günümüzde 850 kilometreye ulaşan menzilleri sayesinde şehirlerarası uzun yolculuklara imkân tanıyor. Batarya teknolojilerinin gelişimiyle birlikte elektrikli araç şarj ve menzil alanlarında otomobillerin kısa süre içinde benzinli araçlarla aynı seviyeye gelmesi bekleniyor.
Elektrikli otomobiller genellikle batarya üretim maliyetleri sebebiyle daha yüksek fiyatlarla piyasaya çıkıyor. Bununla birlikte teknolojik gelişmeler ve EV’ler üzerinde devam eden Ar-Ge çalışmalarına bakıldığında batarya ve üretim maliyetlerinin hızla azalacağı öngörülüyor.
Elektrikli araçlar düşük yakıt ve bakım maliyetleri, sürüş konforu, yüksek performans ve enerji verimliliğiyle benzinli araçlarla kıyaslandığında önemli avantajlar sunuyor. Sıfır egzoz emisyonu ile çalışan bu modeller, elektrik enerjisini hareket enerjisine dönüştüren motor teknolojisiyle çevre dostu bir alternatif olarak öne çıkıyor. Ayrıca minimum ses üreten EV’ler, sürüş deneyimine ve şehir içindeki gürültü kirliliğine de doğrudan olumlu etkiler yapıyor. Tüm bu avantajları, elektrikli araba mı benzinli araba mı sorusunu yanıtlarken ibreyi EV’lerden yana çeviriyor.
Elektrikli araçlar hakkında en detaylı bilgileri ve en güncel haberleri EV Hedef Filo ile keşfedebilirsiniz. Elektrikli araç şarj haritası üzerinden aracınızın şarj soketi tipiyle uyumlu en yakın istasyonları da görmeniz mümkün. Hadi, Hedef Filo’nun uzun dönem elektrikli araç kiralama hizmetlerinden faydalanmaya siz de hemen başlayın!